Okaliptüs Ağacı
Avustralya asıllı olan bu ağaç genellikle sıcak ve bataklık yerlerde yetiştirilir. Bu ağacın yapraklarının kokusu bu bölgelerin havasını daha sıhhî hâle getirir ve sıtma hastalığını yayan sivrisinekleri uzaklaştırır. Bu yüzden sıtma ağacı da denir.
Tahtasının rengi beyazla pembe arasında değişen pek çok Okaliptüs ağacı çeşidi vardır. Ama bütün bu çeşitlerden hepsinin de yaprakları yassı birer virgül biçimindedir ve rüzgârla beraber devamlı sallanır. Bu yaprakların gündüzleri, güneşin ışınlarından korunmak İçin büzülüp yüzeyini küçülttüğü söylenir. Yaprakların içinde eczacılıkta kullanılan yağlı bir madde bulunur. Bu yapraklar kurutulup sigara hâline getirilerek doktorlukta solunum yollarını temizleyip açmak için kullanılır. Tahtası, gemi yapımında kullanılan en makbul ağaçtır.
Baobab Ağacı
Bu garip ağaç Afrika’da yetişir. Uzaktan bakıldığı zaman baobab ağacı havaya doğru çevrilmiş muazzam bir kökü andırır. Gövdesi o kadar kaimdir ki birçoğunun çevresi 10-30 metre arasında değişir.
Baobab garip bir ağaçtır. Afrika’nın uçsuz, bucaksız düzlüklerinde yetişenlerden birçoğunun yüksekliği 40 metreye erişmesine karşılık, genç sürgünleri saksı İçinde evlerde bile yetiştirilebilir. Çoğunun gövdesinin içi boşalmış olduğundan, yerliler içerisini iyice temizleyip boşalttıktan sonra tahıl deposu, hatta bazı yerlerde aile mezarlığı olarak bile kullanırlar. Tahtası pek kullanışlı olmamakla beraber meyveleri yenilerce pek makbul tutulur. Kuyruk gibi ince uzun sapların ucunda asık duran meyvalarının etil kısmı un gibidir, tohumlarından da yağ elde edilir. Bu meyvelere maymun ekmeği denmektedir.
Sekoya Ağacı
Sekoyalar dünyanın en büyük, en iri ağaçlandır. Bu ağaçlar birkaç yüzyıl yaşayabilirler. Amerika ormanlarım gezen turistler kocaman sekoya ağaçları karşısında şaşkmlıklannı gizleyemezler.
Anavatanı Kaliforniya olan sekoya ağacı Amerika’nın çeşitli bölgelerinde yetişen, çam ve sedir ağacıyla akraba, kozalaklılardan dev bir ağaçtır. Bugün mevcut olan dev sekoyalardan bazılarının Isa Peygamber’den daha önce de var oldukları bilin, mektedlr. Bunların’birçoğu 100 metre yük. sekllğindedfr. Hattâ aralarında daha da yüksekleri, 150 metreye erişenleri bile vardır. Unutmamak gerekir ki İstanbul’daki Beyazıt kulesinin yüksekliği ancak 80 metre kadardır. Sekoyalardan bazılarının gövdesi öylesine kalındır ki orman yolunun geçmesi için gövdesi, tıpkı bir tünel gibi oyulmuştur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.