29 Temmuz 2016 Cuma

Süleyman Beye Hiç Böyle Soru Sorulur Mu?

Ellemeyin gayrı şu Süleyman Beyi yahu! Üstüne üstüne gitmenin ne âlemi var? Süleyman Bey bu! İşine gelince devlet arşivine sığınır, işine gelince de devlet arşivine “mevhum” der, çıkar… Bunca yılın Süleyman Beyini biz mi değiştireceğiz. Kırk yıllık Kani hiç olur mu Yani? Laf işte!


Yıl 1970… Devri Süleyman… ‘İçişleri Bakanı Haldun Menteşeoğlu… Hani güya kanal açtırıp Deniz Gezmiş’i ağa düşüren meşhur Eminönü Kaymakamı… İçişleri Bakanlığına bağlı -Emniyet Genel Müdürlüğünün Önemli İşler Müdürlüğü bir rapor hazırlar. Bu rapor, ülkede cirit atan siyasal akımları ve eylemleri anlatmaktadır. Nasyonal sosyalizm bölümü de MHP’nin faaliyetlerini ve komando kamplarını kapsamaktadır. İşte bu rapor, kendi İçişleri Bakanı Menteşeoğlu’nun imzasıyla Başbakan Demirel’e gönderilmiştir.


Şimdi bu raporun hesabını Demirel’e soruyorlar… Önce “Bu rapor mevhumdur” diyor. Gösteriyorlar, “Ooooo, böyle kâğıtlara ne raporlar yazılır” diyor.


Fotokopisini veriyorlar, “Bunun düzmece olmadığını kimse iddia edemez” diyor. Var mı daha başka türlüsü, ya da çeşitlisi…


Adam aklına koymuş bir kez; Böyle bir raporu tanımayacak. Ne âlemi var üstüne gitmenin… Hem ne zamanki rapor? Sekiz yıl önceki rapor! Çarp 365’i 8’le, eder 2920 gün…


Süleyman Bey, dünü hatırlamaz, sen kalkıp 2920 gün önceki rapordan söz ediyorsun. İnsaf be kardeşim, sizde hiç insaf yok mu?


“Dün dündür, bugün bugündür” diyen adama iki bin küsür gün önceki rapor sorulur mu?


Süleyman Beydir bu… Siz istediğiniz kadar mangal tahtası deyin, o lafı evirip çevirip bayram haftasına getirir. Cumhurbaşkanı seçimlerini ne çabuk unuttunuz. Süleyman Beye sordular:


“Genelkurmay Başkanı Sancar’la görüştünüz mü?”


“Böyle bir görüşme olmamıştır.”


Ertesi gün Genelkurmay açıklama yaptı:


“Görüşme olmuştur.”


Bizim meslektaşlar, Süleyman Beyi yakaladılar:


“Bu nasıl iş?”


Elcevap:


“Dün dündür, bugün de bugün!”


Süleyman Beyi bilmek lazım, tanımak lazım, ondan sonra soru sormak lazım.


Biz olsak, hiç öyle soru sormazdık. Çünkü ağzımızın payını nasıl alacağımızı bilirdik.


Diyelim ki sorduk:


“Bu rapora ne diyorsunuz?”


“Ecevit, 800 kişinin kanının hesabını versin.”


“Biz, rapor diyoruz…”


“Meşruiyet içinde çare tükenmez, her işin bir çaresi vardır.”


“Beyefendi rapor…”


“Florya motellerinde kurulan hükümetin başı çılgındır.” “Rapor rapor… Süleyman Bey rapor!”


“Onlara gül gibi, gülistan gibi bir memleket teslim ettik.” “Ya rapor…”


“Sosyalist Enternasyonale girmek, kanunlarımıza göre fevkalade suçtur.”


“Gözünün yağını yiyşyim Süleyman Bey, şu rapordan söz et!”


“Bakın ben size bir şey söyleyeyim. Van’daki deprem evlerini biz yaptık. 4090 tane evi ben dağıttım, işte tapuları…”


“Rapor!”


“Bu memlekette tapuyu deldirmeyeceğiz. Doğa Kanununu kim icat etti?”


“Rap…”


“Türk ordusu demokrasiye bağlıdır.”


“Ra…”


“Yaaaa.’. Hükümet olmak kolay mi? Önlesin bakalım şimdi… Bu kanların hesabını ben ondan soracağım.”


Bizim arkadaşlar yine dua etsinler, başlarına bu gelmemiş. Süleyman Beyin iyi tarafına gelmiş de rapor üzerine birkaç laf etmiş.


Bunu da yapardı ha!


Süleyman Bey derler ona…


Sağı, solu hiç belli olmaz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.