7 Mayıs 2016 Cumartesi

Eski Hikayelerimizden Derleme

Ucu, Kime Dokunur


Cumhuriyet Senatosu’nda içişleri Bakanlığı bütçesi görüşülüyordu. Oturuma başkanlık eden ‘Ihsan Hamit Tigrel, konuşan da CHP’li İçişleri Bakanı Hıfzı Oğuz Bekataidi. Bekata “Huzur dan bahsediyordu. Huzursuzluğun çeşitli sebeplerini saydı ve günün konusuna temas ederek “Milletvekili ve Senatörlerin borçlarını faizsiz taksite bağlayan kanun bir huzursuzluk kaynağı olmuştur”  dedi. Başkan İhsan Hamit Tigrel hemen müdahale etti : “Bakan bey! Bu husus sizin bütçenizi ilgilendirmez… Lütfen bütçeyle ilgili konuşun!”


Ufak bir not “İhsan Hamit Tigrel’in Ziraat Bankası’na 30 bin 782 lira 49 kuruş borcu vardır. Bu borç kabul edilen kanunla taksite bağlanmıştır.”


 “Ali Efendi” Sancaka Kızdı


Haydarpaşa Askeri Hastanesinde bir hastabakıcı vardı. Ona kısaca Ali Efendi derlerdi. Yıl 1958, “Vatan Cephesi” daha yeni kuruluyordu. “Ali Efendi”yi de “WC”ye davet ettiler. “Girmem!” dedi. “Ben Halkçıyım!” Bu kadarla kalsa iyi! Hastanede hiç kimseden çekinmeden devrin iktidarı aleyhinde atıp tutuyordu. Nihayet işine son verdiler. CHP Üsküdar ilçe ‘İdare Kuruluna başvurdu. “Ekmeğimden oldum” dedi. “Hakkımı arayın” “Ali Efendi”nin durumu ile o zaman Parti Meclisi üyesi bulunan İlhami Sancar meşgul oldu. İşine iadesi için başvurmadık kapı bırakmadı. Amma muvaffak olamadı. Devir değişti. “Ali Efendi”  başka bir ‘işe girdi; ihtilal oldu, Meclis açıldı, Hükümet kuruldu ve llhami Sancar Milli Savunma Bakanlığına getirildi. “Ali Efendinin inadı inattı. İlle de çıkarıldığı yere tekrar girecekti. ‘Kalktı Ankara’ya gitti. İlhami Sancar’ı buldu.


“Beyim sen Bakan oldun” dedi. “Hastane de sana bağlı. Emir ver de işime döneyim!” ilhami Sancar “Olmaz Ali Efendi” diye cevap verdi. “Sen haklısın! Amma ben seni işe alırsam, bana partizanlık yapıyorsun, derler. Ben Hakan olduğum müddetçe bu kapıdan içeri particiliği sokmam! Kusura bakma!


Şimdi “Ali Efendi” her gördüğüne “İlhami Bey”i şikâyet ediyor, “Bırak canım”diyor. “Hiç böyle de Bakan mı olurmuş!”


 Parti Derler Adına Doyum Olmaz Tadına


Tahsin Demiray Meclis kürsüsünde son olaylarla ilgili olarak açılan genel görüşmede Adalet Partisi adına konuşuyor :


“Hani şu 1958 Mayısında kıyamet koptu ya efendim… 1958 Mayısında sinirler fevkalade gergindi. Muhterem kardeşlerim. Peki 1957 olsun. 1959 olsun… Fakat 1960 değil! Hani orada taşlar atıldı. Sayın İnönü burada, hatırlayacak… Topkapı vesaire… İnönü 19 Mayıs stadına gidecek… O zaman atladım Ankara’ya geldim. Biz seksenlik Ethem Beyi öne kattık. Evvela zamanın Başbakanına gittik. Biz mütareke teklif ettik. Gittik o tarafa da söyledik. O zaman 19 Mayıs stadyumuna gidilmedi.”


Tahsin Demiray, Genel Başkanı Gümüşpala’yı işaret ederek devam ediyor :  Rumeli’nin paşası, yoktur kızın maşası. Şunun şurasında Orgeneral!” Tahsin Demiray, İçişleri (Bakanı Hıfzı Oğuz Bekata’ya çatıyor : “İçişleri Bakanı neredesin? Neye biriktirdin bu suçları? Vaktinde kulağımızı çekecektin? Topla, topla, sonra bir partiye yükle… Hepimizi tongaya bastırdı… Olmaz böyle şey!”


Tahsin Demiray bu minval üzere devam eden konuşmasını bitirdikten sonra AP’liler hariç bütün milletvekilleri tarafından fasılasız iki dakika coşkun bir şekilde alkışlandı! AP’liler de kendisini tebrik etmek (!) için koridorda beklediierse de Demiray dışarı çıkmadı!


 


 


 


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.