4 Mart 2016 Cuma

Dalma Odası, Dalgıç, Periskop ve Köşk ile İlgili İlginç Bilgiler

Köşk


Geniş bahçelerin içinde inşa edilmiş süslü evlere denir. Bir de bando ve orkestraların açık havada konser verdikleri yer vardır ki buna da bando köşkü denir. Üçüncü köşk ise kaptanların çevrelerini görüp gemilerini idare ettikleri yere yâni kaptan köşküne denir.


Osmanlı’lar çağında açıklık yerlerde, bahçe içerlerinde süslü evler inşa edilir ve bg evlere köşk denirdi. Umumi halk bahçelerinde akşamları, bayram günleri konser veren bando ve orkestraların, çardağı andıran yüksekçe yerlerine de bando köşkü denilir. Bugün İstanbul’da Gülhane Parkı’nda böyle bir bando köşkü vardır. Bir de kaptan köşkü vardır: Geminin en yükâek yerinde ve çevreyi gayet iyi görebilecek bir şekilde yapılmış olan bu köşkte bulunan kaptan, çevresindeki çeşitli âlet ve araçtan yararlanarak makine dairesine, dümenciye ve çeşitli görevlilere gemiyi sevk ve idare için gereken direktif ve emirleri vermektedir.


Periskop


Denizaltı gemisi’nin en önemli âletlerinden biridir. Kaptan köşkünün içindeki subaylar, denizin üzerinde olup bitenleri, periskop yardımıyla görebilirler. Bunun için de denizaltı gemisi’ni su yüzüne çok yaklaştırır ve periskopun ucunu suyun üzerine çıkacak şekilde yükseltirler.


Periskop, kendimizi göstermeden çevremizdekileri görmemize yarayan bir âlettir. Kullanıldığı pek çok yer vardır. Siperlerin içindeki gözcü erler, periskop sayesinde düşman ateşine hedef olmadan, gizlendikleri yerden karşı tarafı gözetleyebilirler. Bunun gibi içine iki ayna yerleştirilmiş basit bir periskop, bayram şenliklerindeki büyük geçitlerde kalabalığın gerisinde kalsak bile olup biteni seyretmemizi sağlar. Geliştirilmiş bazı periskoplar tıpkı dürbün gibidir, iki gözümüzü dayayarak bakarız. Denizaltı periskopları daha da geliştirilmiştir. Bunlarda basit aynalar yerine çeşitli meriçekler ve yansıtıcı prizmalar bulunur.


Dalgıç


Dalgıç herhangi bir iş görmek amacıyla suların derinliklerine inen dalıcıdır. Üzerindeki özel elbise» dalgıcı suyun ezici basıncından korur ve ona nefes alması için lüzumlu havayı verir.


Batmış, ya da dibe oturmuş gemileri yüzdürmek, can kurtarmak, rıhtım ve mendirek İnşasında çalışmak, sünger çıkarmak, bilimsel İncelemelerde bulunmak gibi bazı İşler dalgıçlardan, hatta dalma odalarından faydalanılmasını gerektirir. Yapılacak işin şekline göre de dalgıcın elbisesi de. Şişir. Kurbağa adamlar üzerlerine lâstikten dar bir dalış elbisesi giyip sırtlarına solunum aygıtlarını takarlar. Buna karşıIık daha derinlerde çalışmak zorunda olan dalgıçlar, maden parçalarıyla ağırlaştırılmış özel dalış elbiselerini giyerler, başlarına da önü camlı, madenden küre biçimindeki başlıklarını geçirirler.


Dalma Odası


Ağzı aşağıya doğru çevrilmiş, içi hava dolu bir bardağı suya batırdığımız zaman, suyun bardağın içine dolmadığım görürüz. Dalma odası da, suyun içine indirildiği zaman işçilerin ıslanmadan rahatça çalışmalarını sağlayan, ‘ çan biçiminde bir odadır.


Çok eskiden beri bilinen, günümüzde de kullanılan dalma odaları, dalgıçların ağır elbiseleri İle çalışamayacakları durumlarda İşçilerin çalışmalarında büyük kolaylıklar sağlar. İşçiler, çan biçimindeki bu odanın tepesindeki hortumdan devamlı olarak verilen havayla solunur ve yeryüzündekine yakın bir rahatlık İçinde çalışabilirler. Çan odasından, daha çok deniz dibinin düzeltilmesi gibi sürekli bir çalışma gerek, tiren durumlarda yararlanılır. Bununla beraber işçiler ‘basınç ve nem oranının yüksek olması bakımından çabuk yorulur, sık sık su yüzeyine çıkmak İhtiyacını duyarlar.


 


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.