8 Mart 2016 Salı

Efsanevi Masal Kahramanları; Ali Baba, Alaeddin ve Robinson

Ali Baba ve Kırk Haramiler


İranlı fakir esnaf Bin bir Gece masallarından birinin kahramanı, Ali Baba, esrarengiz bir şekilde çok büyük bir servet kazanmıştır.


Yoksul bir esnaf olan Ali Baba, kıt kanaat geçinmekteydi. Bir gün Kırk Haramiler denilen haydutların barındığı bir mağaraya girmenin sırrını tesadüfen öğrendi. Kırk Haramiler çaldıkları malları, getirip bu mağaraya saklıyorlardı. Ali Baba, Haramilerin reisinin bir kayaya “Açıl susam açıl” diye bağırdığını işitti ve kayanın açılıverdiğini hayretle gördü. Mağara, haramilerin hırsızlıkla topladıkları ve rastgele yığdıkları altın, mücevher ve benzeri değerli eşya ile doluydu. Ali Baba da, haramilerden öğrendiği bu sihirli cümleyi tekrarlayıp mağaraya girdi ve bunlardan bir kısmını kendine ayırdı. Haramiler onu vurmak istedilerse de sonunda Ali Baba, kölesinin de yardımıyla hepsini bir bir öldürdü. Bir atasözü hâline gelen “Açıl susam açıl” deyimi, bütün engelleri aşmaya yarayan bir aracı göstermek için kullanılır.


Alâeddin ve Lambası


Macerayı seven yoksul delikanlı,  Ali Baba ve Kırk Haramiler gibi Alâeddin’in Lâmbası da bir Gece Masal ürünlerinden biridir. Alâeddin bu masalda servet ve kudret sahibi olur.


Bin bir Gece Masallarından birinin kahramanı olan Alâeddin, Mustafa adında bir terzinin oğluydu. Günün birinde Afrikalı bir sihirbaza rastladı ve birtakım tabiatüstü olaylarla karşılaştı. Sihirbaz onu yanına aldı, kendi maceralarına sürükledi. Bu arada Alâeddin dünyanın merkezinde bakınan sihirli bir lambayı almakla görevlendirdi. Birçok maceralı olaydan sonra Alâeddin bu işi başardı. Çeşitli engellerle karşılaşmasına rağmen lambayı buldu ve kullanmak üzere bir köşeye sakladı. Alâeddin, bu lamba sayesinde çok büyük bir servetin sahibi oldu ve sultanın kızıyla evlendi. Alâeddin’in Lambası adlı masal, güzel Şehrazat’ın, kocası Iran şahı Şehriyar tarafından öldürtülmesini geciktirmek için geceleri ona anlattığı sürekli masalların en güzellerinden biridir. Dilber Şehrazat, bu masallarla ölümden kurtulmuştur.


Robinson Crusoe


Issız bir adaya düşen kazazede gemici, 1719’da, Daniel Defoe tarafından yaratılan roman kahramanı ıssız bir adada bütün güçlüklere göğüs gererek 28 yıl tek başına yaşamayı başardı.


İskoçyalı bir denizci olan Alexander Selkirk ıssız bir adaya terkedilmiş bir insanın korkunç macerasını gerçekten yaşamıştı. Selkirk’in bu zahmetli hayatı, 1704’ten 1709’a kadar beş yıl sürmüştü. Ama Daniel Defoe. Alexandre Selkirk’I örnek aldığı roman kahramanını, yirmi sekiz yıl yalnız yaşamaya mahkûm etmiştir. Batan bir gemiden kurtulan Robinson Crusoe adlı denizel, Orénok ırmağının ağzındaki bir adada kendisini yapayalnız bulur, önceleri ümitsizdir, fakat sonra yavaş yavaş kendini toparlar. Yılmadan mücadeleye girişir: zekâsı ve becerikliliği sayesinde kendine hemen hemen normal bir hayat sağlar. Hele yamyamların adaya öldürmek için getirdiği zavallı bir zenciyi, onların elinden kurtardığı gün keyfine diyecek yoktur. Nihayet bir gemi adaya yanaşır ve bu İki kahramanı oradan kurtarır.


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.